24–25 Ekim tarihleri arasında Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen sempozyuma Türkiye’nin önemli akademisyenleri katıldı.
Sempozyum açılışında konuşan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı Hüseyin Öztürk, Nasreddin Hoca`nın Türk insanına gerçekleri daima mizahi bir üslupla öğrettiğini belirterek, "Nasreddin Hoca güldürürken düşündürmüş, büyük küçük herkesin sevgi ve sempatisini kazanmayı başarmış çok önemli bir halk kahramanıdır. Halk dilinde, duygu ve inceliği içeren, gülmece türünün öncüsü bu büyük bilgeyi, doğumunun 800. yılında anmak bizlere büyük kıvanç veriyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak bu büyük değerlerimizi anmak ve genç nesillere onlarla ilgili bilgileri en doğru şekilde aktarmak en önemli misyonlarımızdan birisidir" dedi. Sene boyunca kültür merkezlerinde “Nasreddin Hoca” konulu çocuk oyunları sergilendiğini kaydeden Öztürk, sempozyuma katılan ve destek veren herkese teşekkür etti.
Prof. Dr. Fikret Türkmen ise, "Bizler Nasreddin Hoca’nın torunları olarak, bu büyük halk kahramanını 800. yılında da 1800. yılında da anmaya devam edeceğiz. Şu an itibariyle Nasreddin Hoca’nın derlenmiş 1500’ü aşkın fıkrası bulunmaktadır. Yalnız yurdumuzda değil Türkmenistan’dan, Yunanistan’a kadar uzanan bir coğrafyada tanınan ve sevilen bu güldürü ustasının fıkraları dilden dile dolaşmaktadır. Nasreddin Hoca fıkralarının, gülme hakkındaki görüşlerle incelenmesi durumunda ortaya önemli yorumlar çıkmaktadır. Özellikle Hoca’ya atfedilen fıkraların çeşitliliği, değişik görüşlerle yorumlanma imkânı vermektedir" diye konuştu.
Programın son gününde konuşan Prof. Dr. İsmail Görkem, "Son birkaç yıldır Nasreddin Hoca’nın kimliği, kişiliği ve nereli olduğuyla ilgili çok önemli tartışmalar gündemi işgal etmektedir. Hâlbuki Nasreddin Hoca’nın Türk dünyasında ortak şahsiyeti temsil yeteneği halen artarak devam etmektedir. Türk insanı tarafından gerekli biçimde zenginleştirilmiş ve O’na istenen ve arzu edilen temsil gücü verilmiştir" dedi.
“Nasreddin Hoca Enstitüsü kurulmalıdır"
Nasreddin Hoca`nın mizah geleneğinde ortak bir bellek oluşturduğunu söyleyen Sabri Koz ise, "Bu belleğin daha iyi algılanması ve Hoca’nın daha iyi tanınabilmesi için, Türkiye’nin dört bir yanına yayılan üniversitelerimizde, Nasreddin Hoca araştırma merkezleri kurulmalıdır. Milletimize, Hoca’yı ne kadar tanıtırsak, o kadar sevgi, barış ve hoşgörü ortamı oluşturmuş oluruz. Nasreddin Hoca ‘yı dar kalıplar içerisine hapsetmeyelim. Özellikle gençlerimize O’nun farklı yönlerini anlatalım, anlatalım ki, bilgi deformasyonu olmasın. Gençlerimiz, bu önemli halk kahramanını doğru tanıyabilsinler" diye konuştu.
Nasreddin Hoca Karikatürleri Sergisi açıldı
Sempozyumun ardından, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde Karikatürlüceler Derneğinin Düzenlemiş olduğu “Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması”na gönderilen karikatürlerden seçilen “Nasreddin Hoca Karikatürleri Sergisi” açıldı. Sergi, 31 Ekim tarihine kadar Tarık Zafer Tunaya Kültğr Merkezi Galerisinde gezilebilecek.